13.12.2017

Güller

Ucuz düşlerini sattığında
Mora düşüşlerinin bir beşik gibi seni oyaladığını anlarsın
Ecel için doğduğunu fark etsen de
Belki bir milat vardır diye içinden geçirirsin.
Sancılı illetlerin kucağındayken
Kızıl limanların seni sürükleyeceği isyana bırak kendini.
Ateş gibi gelir başta bu, sevgisizliğine.
Varacağın yer, portre bahçesidir
Herkesin gerçek yüzlerinin gömülü olduğu bir toprak parçası…
Bu yüzden orada hep gecedir vakit, hep kıştır zaman.
Korkarsan yine de, en çok kendi portrenden,
Islık adamayı unutma bütün insanlık adına.
Duvarlara yaslan, küf koktuğuna aldırma.

Silinmeyen alın yazısıdır o, katlanmak zorunda olduğunu unutma… 

9.04.2017

4.

Kapıların hepsi dışarıya açılıyor. Hep "Git." der gibi. Bütün ömürlere bir şarkısızlık yayılmış, sıkıntıdan ölme hissini vermek için. Hâlbuki ne çok ister insan Neşet Ertaş dinlerken birilerinin hayatına ortak olmayı. Güzelleşmek, bu çağın en büyük sorunu hâline gelmiş. Sanki anlamsız hecelerle konuşuyor insan, bu kadar anlaşmazlığa bakılırsa. Yoksa aynı kelimeleri kuranların bu yoksunluğunun bir çözümü yok aslında. Çerçeveler kana bulanıyor bütün kırılışlarda. Hatıra kalıyor her insan bütün alın kırışıklıklarında. Kapanda gibi ruhlar, bir türlü özgür olup kavuşamıyorlar.
Kimse karşılık beklemiyor lafta, ama her bakışta ayrı bir aşağılama...


Küfleniyor kalpler, gözyaşları vanasını biraz kıssak ya...