29.06.2021

Kurt Gibi Acıkmak

 “Kurtlarla Koşan Kadınlar”daki “Mavisakal” hikâyesinde küçük kız kardeş, kolay kapılan biriydi. Benim gibi... Her şeyi iyi görmeye çalışmanın da bir sınırı olmalı. Ben aslında karamsar görünsem de aynı o kız gibi bana da “naziklik” adı altında yok ediciye boyun eğmek öğretilmiş. Oysa “Vahşi Kadın” ruhsal hayatları korumak için her zaman nazik olmamak gerektiğini gösterir. Kendim için iyi bir şeyler yapma içgüdüsünü yitirmişim ve daha kötüsünü yaşamak zorunda kalmış, âşık bir kadınım ben de. Tinsel endişelerime çözüm getirecek enerjiyi yitirmişim. Yine o küçük kız kardeş gibi “ablalarımı” ve “erkek kardeşlerimi” çağırmam gerekiyor herhalde. Yoksa benliğim kanıyor. Vahşi Kadın’ı harekete geçirmenin vaktidir. Başka türlü yaşanmıyor. Bu, sevgisizliğimi yok edecek mi? Kesinlikle hayır. Sadece daha iyi hissedeceğim. Belki daha az ağlayacağım. Kırbaçlamayacağım kendimi. Ne kadar idare ederse o kadar işte... Bazı güzellikleri de kalbime gömüp, sulayıp bekleyeceğim: Ya yeşerecek ya çürüyecek. Çürümelere alışığım ama eğer olur da yeşerirse işte o zaman ben de hikâyesi yazılacak bir ağaç olur, kuşların şarkılarına katılırım... 



(Kurt Gibi Acıkmak sevgiye ve en çok kendine, sonra fark etmek bir kuşun bile kurt kadar güçlü olduğunu...) 

7.06.2021

03.05.2021

 “Bana gelince hayat neden masalsız?” 

“Live by the Sun / Love by the Moon” 



İçimde Kocaman bir Ay taşıyorum kalp yerine. Beyaz saçlarım omuzlarımdan aşağı dökülüyor. Yemyeşil bitkiler takmışım kafama. Yüzümde kötü ruhlardan korunmak için mavi ve yeşil boyalar... Yüzümde hafif bir gülümseme... Yüzümde derin yaşanmışlıklar... 

Damarlarımdaki sihire inanmaktan başka çarem yok. Her nefesimle birlikte içimde bir doğa yeşilleniyor. Güneş’in her doğuşunda benim sihirim alevleniyor. Geceleri de içimdeki Ay beni aydınlatıyor. Hiç karanlıkta değilim. Kendime hiç karanlık elbiseler giydirmiyorum artık. Bütün zamanımı kendimi geliştirmeye adadım. Enerjimi harcamalarına izin vermiyorum. Bir fidanı kollar gibi koruyorum kendimi. Ben de doğaya ait olarak devam etmeliyim. Başkaları nedeniyle üzülmeye kalkarsam yeşillendirdiğim doğadan pespembe bir çita gelip, bütün üzüntümü alıp hızla uzaklaşıyor. Geriye Dolunay sabrı, kuş sesleri ve bir şarkı kalıyor: “Sana sen lazımsın, gerek yok hiç onlara...”