28.03.2021

Gerçeklik Payı

  Bazı ayrılıklar varmış ki insan, gidene gittiği için hiç kızamazmış. Bu yüzden gideni de sevmeye hep devam edermiş. Senin gidişin de öyle bir gidiş... 

 Sana anlatmak istediğim çok şey oluyor. Sonra fark ediyorum ki yoksun. Gülüyorum yine illaki ama gözlerinin içine bakarken olduğu gibi değil. Hiç kimse de bana senin baktığın gibi bakmayacak, biliyorum. Ben kimsenin elini sonsuz bir güvenle tutamayacağım, biliyorum. 

  Bak, mesela bugün Akhisarspor’a yeni başkan seçildi. Sen olsaydın birlikte bunu değerlendirirdik, sen yine benim bakamadığım açıyı bana gösterirdin. 

 Doğum günün yaklaşıyor. İlk kez sensiz bir 27 Nisan geçecek. Gitmeseydin hediyeni çoktan hazırlamış olurdum şimdiden. 

 Gözlerinin yeşilini özlüyorum. Her yaştaki insanla anlaşabilmeni, uyandırılırken aniden sıçrayışını... 

 Birlikte geçirilen günler, paylaşılan acılar, bazen bir bakışla anlaşmalar, tartışmalar, farklı düşünceler, birlikte kahve içmeler, maçlara gitmeler tamam ama... En çok da ölüm gerçekmiş şu hayatta. 

 Şimdi, yaşanan onca yıl “anı” olarak kalmışken bundan sonra sadece tek gerçekle yola devam etmek çok değişik bir his... 

 Kızamıyorum baba. 

 Yetişemedim sana. Yolda yürürken de yetişemediğim gibi, sen giderken de “Gitme!” diyemedim. 

 Seni hiçbir zaman geçmiş zamanlı cümlelere hapsetmeyeceğim.