26.06.2020

Başlıklık Değeri Yok

Ben aradığımda müsait olmayan, sonrasında da müsaitliği hiç bana denk gelmeyen arkadaşlar... 
Hayatıma girmek ve hayatımdan çıkmak istediğinde beni hiç düşünmeyen arkadaşlar... 
Yaptığım işe göre arayıp sormaya başlayan arkadaşlar... 
Hatasını bağırarak ya da hakaret ederek bastırmaya çalışan arkadaşlar... 
Herkesi kendi gibi zannettiği için beni kötü zanneden arkadaşlar... 
Hâl hatır sormayan arkadaşlar... 
“Evliliğe karşı mısın, 30’a gelmişsin.” diyen arkadaşlar... 
İnternette gırgır amaçlı yapılan bir paylaşımda bile karamsarlık tanesi arayıp beni bununla yargılamaya kalkan arkadaşlar... 
Söz verip, başka bir arkadaşın doğum gününü kutlayalım deyip doğum günü kutlamasını başkalarıyla yapıp beni davet bile etmeyen arkadaşlar... 



Hiç arkadaşım olmasaydı keşke. 



Lindemann / That’s My Heart eşliğinde okuyunuz. 

7.06.2020

Uyarı

İnsanları yazdıkları yüzünden etiketlemeyi artık bırakın. Yazdığı güzel, çirkin, olumlu, olumsuz gelebilir. Zaten insan, diğerlerine anlatamadığı şeyleri yazar. Yazdıkları yüzünden birine “karamsar” etiketi vurmak cahilliğin en dip boyutudur. Çünkü o insan, mücadeleyi bırakmış olsa yazmaz bile. Sadece rahatlayıp, kafaya takmadan devam etmek istiyordur hayat mücadelesine. Ama yazılanları okuyup “Sen de çok karamsarsın.” dediğiniz an, o insana sadece vakit kaybettirmiş oluyorsunuz.


Şimdi, buraya yazılanları okumadan bunu düşünün ve sonra okuyun.


Kimsenin savaşına, ayakta kalma çabasına haksızlık etmeyin. Karamsarlık da öyle bir şey değil ayrıca ama her neyse.


Sözüm tabii ki herkese değil. Ama biliyorum ki o karamsarlık seviciler bunu okuyup yine düşman kesilecekler.


Yormayın.