29.06.2021

Kurt Gibi Acıkmak

 “Kurtlarla Koşan Kadınlar”daki “Mavisakal” hikâyesinde küçük kız kardeş, kolay kapılan biriydi. Benim gibi... Her şeyi iyi görmeye çalışmanın da bir sınırı olmalı. Ben aslında karamsar görünsem de aynı o kız gibi bana da “naziklik” adı altında yok ediciye boyun eğmek öğretilmiş. Oysa “Vahşi Kadın” ruhsal hayatları korumak için her zaman nazik olmamak gerektiğini gösterir. Kendim için iyi bir şeyler yapma içgüdüsünü yitirmişim ve daha kötüsünü yaşamak zorunda kalmış, âşık bir kadınım ben de. Tinsel endişelerime çözüm getirecek enerjiyi yitirmişim. Yine o küçük kız kardeş gibi “ablalarımı” ve “erkek kardeşlerimi” çağırmam gerekiyor herhalde. Yoksa benliğim kanıyor. Vahşi Kadın’ı harekete geçirmenin vaktidir. Başka türlü yaşanmıyor. Bu, sevgisizliğimi yok edecek mi? Kesinlikle hayır. Sadece daha iyi hissedeceğim. Belki daha az ağlayacağım. Kırbaçlamayacağım kendimi. Ne kadar idare ederse o kadar işte... Bazı güzellikleri de kalbime gömüp, sulayıp bekleyeceğim: Ya yeşerecek ya çürüyecek. Çürümelere alışığım ama eğer olur da yeşerirse işte o zaman ben de hikâyesi yazılacak bir ağaç olur, kuşların şarkılarına katılırım... 



(Kurt Gibi Acıkmak sevgiye ve en çok kendine, sonra fark etmek bir kuşun bile kurt kadar güçlü olduğunu...) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder