Acı insanı yakıyor, eritiyor ve daha hızlı düşünmesini sağlıyor. Ben de bana acı çektiren insandan uzaklaşmam gerektiğini daha kısa sürede algılayabiliyorum artık.
Hissettiğim tek şey acı zaten. Diğer duyguları tamamen unuttum. Birine yaklaşırken acaba dostum mu aşkım mı bilmiyorum. Sadece karşımdaki insana bilerek zarar vermeme amacı güdüyorum. Onun dışında kör kütük aşık olduğum, dostlukla mutlu olduğum zamanlar çok geride kaldı. Şu dünyada sadece yemek yerken mutluyum. Çünkü yemek yerken harcadığım çabanın karşılığını kısa sürede karnımın doymasıyla alıyorum. Bir işe yarıyor en azından çabam. Bir gün tokluk hissini de yitirirsem hiç gülmeyeceğim muhtemelen.
Toplumu düşündüğüm yok. Kendimi de düşünmüyorum. İnsanlığın en lanet zamanlarından birini yaşadığını düşündüğüm bu dönemde, işsizken ve yalnızken dünya üzerinde, vahşi bir hayvan gibiyim en çok. Nasıl ki ben durduk yere kimseyi üzmüyorsam, onlar da beni üzmesinler. Artık kimsenin yapılan iyilikten anladığı yok. Fedakârlıkları, sanki senin görevinmiş gibi üstüne yıkıyorlar. İyi bir şey yapsan, kendileri kötü olduğu için seni de kötü niyetli zannediyorlar. Onların hatalarını görmezden gelsen, seni salak zannnediyorlar.
Nietzsche bu dönemde yaşasa muhtemelen üstüninsan aramayı bırakır, Dostoyevski'nin bahsettiği bütün suçlar cezasız kalır, Cemal Süreya hiç aşk şiiri yazmazdı. Zaten bunca basitliği anlatmak için sözlerini harcamazlardı.
Şimdi herkes, şeytanî gururlarını alıp mağaralarına çekilebilir. Nihayetinde insanı öldüren her zaman en çok sevdikleridir.
Bence fanzin yazmalısın
YanıtlaSilBence fanzin yazmalısın
YanıtlaSil