Bu dünya sınavmış... Neden mutluluktan muaf olacağımı en baştan söylemediler o zaman? Dünyadan ziyade bir lağım kuyusu gibi olan bu yeryüzü cehenneminde, nefsini körelten mutlu olurmuş. Körelttim, körelttim de karşıma hep nefsi için yaşayanlar çıktı hem de benden çok daha mutlu şekilde. “Acaba onlar mı doğru yapıyorlar?” diye düşünüyorum.
Kadavradan pek de farkı olmayan bedenimi büyük şehirlerden kaçırıp taşralara sürükledim. Hissettiğim tek şey mide gurultusuydu. “Açım ulan! Mutluluğa açım yahu!” dedikçe sadece hakarete varan tavırlar serildi önüme.
Keşke bilmem kaç bin yıl önce yaşayan bir mağara insanı olsaydım da “benzersiz” deselerdi şimdi bana, dandik tarih kitaplarının birinde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder