3.10.2020

Apartman Serisi


 Ekinci Apartmanı’nın hemen bitişiğindeki de “Gül” Apartmanı’ymış meğer. Zaten “Gül”ler hep böyle olmadık yerde biterler. Birilerinin sırtını dayadığı ama kendi sırtını ayazlara kaptıran kişilerdir Güller. Para lazımsa Gül bulur, düzeltilecek metin mi var Gül hâlleder, yalnız kalınmak istenilmiyorsa Gül herkesin yanında olur. Ama Gül’ün parasının olup olmadığını kimse sormaz. Üniversitedeyken bile en yakınlarından dahi para isteyememiştir Gül. Başkalarının kelime başına para koparacağı redaksiyon işlerini yapmıştır da kitap basılınca görmüştür adının hiç önemsenmediğini. Gül bazen kendini kör kuyularda hisseder de kimse bir “Nasılsın?” demez ona. Üstelik bütün bu salaklıklar silsilesi içinde bir de Gül’ü karamsarlıkla suçlayıp ona neşeli olmasını öğütlerler. Hâlbuki Gül, birini sevse bile sevdiğine bin pişman edilmiştir de artık kimselere bir şey anlatamaz. İşte tam da o apartman gibi dikildiği günden beri depremlere karşı dimdik duruşu, dünyanın sonuna güvendiğindendir. Kendi de bir gün yıkılacaktır elbet ama düşen ilk taş kendinden değil, onun destekleyip de Hint kumaşı hâline getirdiklerindendir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder