16.09.2019

Ne Fark Eder

Özenle kırılan kalplerin bekçisi moduna dönüşmekten nasıl da yoruluyorum. Her şey biraz eksik. Sadece biraz eksik... Hiçbir şeyin tam olmayışının verdiği hüzün dolaşıyor damarlarımda. Böyle bir durumda “deli” olmak en iyisi. Tanıdığım insanların mezarlarına gidip onlarla konuşmayı seviyorum. Yargılayamıyorlar beni ne de olsa! Ben olarak kabul ediyorlar beni. Yaşayanlar için sürekli bir çaba göstersem de kıymet bilinmiyor ki... Keşke bir atım olsa da atlayıp gitsem çok uzaklara. İnsanlara kırılmak bile gelmiyor içimden. Salak olduğumu düşünüyorlar, anlamadığımı zannediyorlar bu çirkin çabalarını. Ne fark eder? Uzun süredir tanıdıklarımdan darbe yiyorum genelde. Üç günlük tanıdığım bana laf sokmuş, ne fark eder? Yalnızlık, fiziksel ve ruhsal olarak doldurmuş bünyemi, bir kişi daha gitmiş; ne fark eder? 
Bütün hayatım, iş başvurusunda bulunmuşum da “Geri döneceğiz.” demişler gibi geçiyor. Kimse beni böylelikle sevmiyor. Kimse o an, “Sen aradığım insansın.” demiyor. Bir piyon, bir yedek oyuncu gibiyim; kimse aradığımda müsait olmayacak biliyorum. Ha şimdi yaşamışım ha bilmem kaç sene sonra ölmüşüm, ne fark eder? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder