Onca tür arasından ne zümrüdüanka olmuşum ne tavuskuşu ne de “tûti-i mu’cize-gûye…” Bana boz renkli, sıradan bir kuş olmak layık görülmüş de öylece dünyaya uçmuşum. Hiçbir zaman araştırmalara konu olmamışım, hiç kimsenin dikkatini çekmemişim, hiçbir fotoğraf makinesinde yer edinmemişim, ansiklopedilerde satırlara düşmemişim. Yüzyıllarca yaşamışım, sırf yaşamış olmak için. Sevdalanmışım da hep geride kalmışım. Taklalar atmışım da bayağı sayılmışım. Şarkılar söylerken detone olmakla meşhurmuşum. Bunların hepsine alışmışım aslında. Acıya ne kadar alışırsan daha fazlasıyla sınıyormuş hayat oysa. Beni koruyup kollayan daha büyük boz bir kuş varmış. Onu almış hayat benden. İşte, şimdi başlıyormuş her şey. Daha o an vurulmuşum kanatlarımdan. Yerlerde sürünür olmuşum. Bunu bile görmemiş kimse. Bir adet boz bir kuşun yaşadıkları kimseyi ilgilendirmezmiş. Kapak güzeli olmak için toplum standartlarına uymak gerekliymiş.
Bir gün öyle sürünürken bir kuyuya düşmüşüm. Seslenmişim önceleri:
“Cucurrucucú!” Kimi duymamış kimi duymak istememiş. Ümidimi kesmişim artık. Derken bir gün kuyunun başına dev gibi bir kuş gelmiş, bol renkli ve bol ahenkli bir kuş… Benim daha önce hiç görmediğim güzellikte bir kuş. Bana kanadını uzatmış, kuyudan çıkmama yardım etmiş. Utanmışım üstümün kiri nedeniyle. Kim olduğunu sormuşum, meğer o gittiği her yeri Harikalar Diyarı’na çeviren, şarkıları nesilden nesile aktarılan, dünyanın bütün renklerini tüylerinde barındıran ve kuşların daniskası diye bilinen, dünyada tek olan kuşmuş… Hakkında anlatılanları hep dinlemişim de onu göreceğimi hiç düşünmemişim. Bana gülümsemiş, kanatlarımı sarmış, iyileşmeme yardım etmiş, ben ona yalnızlığımdan dem vurunca bana “Que van a saber de amores? (Aşk hakkında ne bilecekler?)” demiş. Kendi eşsiz şarkısına beni ortak etmiş. Bunu gören diğer kuşlar beni ilk kez fark etmişler. Mutluluğum karşısında hasetlere bile bürünmüşler. Ama o güzel kuşun oluşturduğu Harikalar Diyarı’na kötü olan hiçbir şey giremiyormuş. Bu sayede iyileşmişim, güzelleşmişim, güzel olan her şey ile hemhal olmuşum, iyi niyet timsali canlılarla temiz sularda yüzmüşüm. O günden beri yine boz bir kuşmuşum ama sürekli gülümseyen, kaygısız mutluluklarla dolu, artık başkalarına muhtaç olmayan bir kuş…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder