12.04.2015
H.K.K.Uçamıyor
Duvarlar oluşturdular hep önümde . Hep birilerinin kurallarına göre yaşamak zorundaydım . Bu yüzden hep şaşırdım , birçok hata yaptım. Çünkü sürekli bir mücadele içindeydim. Başkalarının kuralları mı yoksa içimden gelen mi? Ya da şunu şöyle yaparsam olur mu düşüncesi. Her zaman beni yedi bitirdi. Beni korumaya çalışırken aslında beni mahveden insanlarla geçti ömrüm. Her seferinde yıkıldım. Sinir sistemi olarak bile tepki verdim. Anlamadılar . Hep suçlu bendim çünkü. Onların istediğini de hiçbir zaman tam yapamadım. İçimden gelmedi hiç. Bu yüzden hep arada kaldım. Her şey yarım . Her şey eksik. Ne tam onların istediği gibi biriyim ne de kendime göre biri. Sadece saçmalanmış bir ömür birikintisi. Onların istediği gibi olamamak bile üzdü beni. Çünkü en yakınlarımı hiç üzmek istemedim. Sadece her durumda yük oldu her şey omuzlarıma. Bıraksalar , eleştirmeseler artık. Aklım olduğunu ve kullanabileceğimi öğrenseler. Hiçbir zaman anlamayacak kimse beni. Bu dert değil. İnsan anlıyor ki mutluluk kendin olabilmekte gizli . Hiçbir zaman anlamayacaklar beni. Nietzsche'nin dediği gibi sürüde kalıp sürü sevgisi uğruna kendimi unutsam mutluluk gelir mi ki? Bu da olmuyor işte. Anne kuşlar , yavrularını yuvalardan aşağıya doğru itiyorlardı bir belgeselde. Uçmayı öğrensinler diye. Belki ilkinde düşüyordu yavru kuş, ama sonra havada asılı kalmayı öğreniyordu . Hayvanlardan öğreneceğimiz ne çok şey var desene... Elbette hayat kısa ama kuşlar uçamıyor be üstadım . Bense çığlık çığlığa kendime susuyorum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder