11.03.2016

Dağılan

Dağıldım...
Deprem nedeniyle göçük altında kalmış bir beden gibi kollarım, bacaklarım dört bir tarafa saçıldı. Beynim parçalandı belki de. Ama o enkazın bir parçası olmadım bütünüyle...

Dağıldım...
Beş yaşında en sevdiğini kaybetmiş bir çocuğun gözyaşında buldum kendimi. Ölmeseler bile gidenlerin geri  gelmeyeceğini söyleyemedim ona. Ama dize getirdim dünyayı aynalarda...

Dağıldım...
Yüzde yüz iyileşemeyeceğimi söyleyen doktorların reçetelerinde ismi geçen herhangi bir hastaydım. Ani ölümden bahsettikleri zaman "Hangi ölüm beklendik ki?" diye de cevap verecek kadar soğukkanlıydım. Ama ben de hiçbir zaman tıbba yüzde yüz inanmadım...

Dağıldım...
Yüreğim oldu yüz bin parça. Çok üzüldüm ilk başlarda. Kötü bir şey zannettim bu dağılmaları. Ancak fark ettim ki sonradan, dağılmadan arınamıyor insan. Dağılmadan, içini kemiren şüpheleri anlayamıyorsun, dağılmadan senin en derinine oturmuş karanlık gölgelerin  farkına varamıyorsun. Ama dağılınca, kötülüklerden temizleyip ruhunu, sadece iyi parçaları geri topluyorsun. Ve yola huzurla devam ediyorsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder