22.09.2023

Mevsimlik İşçiler

     Atalarından kalan tarlası olanlar hep şanslı görülmüştür. Bana da kocaman bir tarla kaldı. Kaç dönüm olduğunu hatırlamadığım, uçsuz bucaksız arazi… 

    Dünya denen ülkede küçük, benim içinse devasa bir yerdi burası. İlk başta ne yapacağımı bilemedim. Nasıl işlemeliydim, ne ekmeliydim, nasıl korumalıydım yan tarafımdaki bir avuç toprak fazla olsun diye çırpınan açgözlülerden? 

    İlk süreçlerde insan çok iyi gözlemleyerek birçok kavramı öğreniyor. Sonrasında para biriktirip ya da kredi çekip bazı makineler alıyor. Mevsimin gidişatına göre bir şeyler ekmek gerekiyor. Ben tek başıma deli gibi uğraşırken çalışsınlar, yardımcı olsunlar diye mevsimlik işçiler bile getirdim. Zaman zaman hiç mahsul alamadım. Bazen de don vurdu, aşırı soğuk oldu ya da dolu yağdı da ürünler zayi oldu. Bıkmadım. Bıkmak, bütün emeklerimden vazgeçmek demekti. 


    Tarlanın çevresini dikenli tellerle çevirmek zorunda kaldım. Kimse gelip ürünlere zarar vermesin diye. Ama sevdiklerime kapım daima açıktı. 


    Hayat denen şu tarlayı bugünlere dek iyi getirdim. Ne ekersem onu biçmedim, öyle olmuyormuş o işler. Her mevsim başka bir acı almışım tarlama, mevsimlik acılar… Yine de bu acılar belki de tarlayı çok güzel sürmüşlerdir de temizlemişlerdir bütün otlardan kim bilir? Şimdi, biraz nadas vakti…  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder