Nisan, herkese baharı getirmiyor. Kiminin payına cemreler değil, ayrılıklar düşüyor. Yağmurlar temizlemiyor terk edilişlerin izlerini. Hatta yağmurlar yüzünden çürüyor güllerin gövdeleri. Çünkü “gül” bu, yeterince gözyaşını saklar bünyesi. Güneşe hasrettir yeryüzüne hapsolduğundan beri. Bir de yağmur gelince üstüne, hiçbir işe yaramaz dikenleri. Çürür içten içe, kokusundan hiçbir emare kalmaz. Bir çiçek, dalındayken niye solsun ki? Ah, nisan! Keşke biraz daha güneş güneş gelseydin. Güllere ayrılıklar değil de yeni tomurcuklar hediye etseydin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder