30.03.2015
Mart.
Bir 30 Mart ' ı daha en neşeli şekilde geçirdim. Bütün gün uyudum yani. Başka türlü olmuyor ki . "En fazla bir yıl sürer." diyordu Nâzım Hikmet , şiirinde ölüm acısı için. Demek ben, taş devrinden kalma yaşıyorum acılarımı . On üç yıldır her gün aklıma geliyor giden. Ve 30 Mart günü ne yapacağımı bilemiyorum hâlâ . Zor ama 12 yaşında bir çocuğun gözlerinin önünde en yakınını kaybetmesi. Ayrıntılar bende gizli . Anlatamam. Anlatılmaz ki. Sonrasında tabutu götürürlerken "Gitme!" demenin yarattığı çaresizlik anlatılmaz. Herkes yaşar bunu elbette bir gün. Ama işte kimisinde üç gün sürer bu acı , kimisinde şairin dediği gibi bir yıl... Benim gibiler ise bütün hayatlarında bu tarz acılar yüzünden gözyaşı dökerler . İnsanın elinde olan bir şey değil bu. Hiçbir zaman geçmeyecek acılar sadece. Gittikçe derinleşen bir özlem , delicesine. Ama iyi kıvırdım bugün de. Arkadaşlarımla güldüm çok. Tavlada beni yenen arkadaşım kendi kendine sevinirken diyemedim ki ona "On üç yıldır o yok." Acıları bilmemeli insanlar. Bilmesinler daha iyi. Ben ölçüp biçerim yüreğime göre en fiyakalı hâlleri.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder