23.09.2015

Metafor

Bir sonbahar akşamında buz kesti yüreğim. Sıradan aşk parçalarının yok eden özelliği değildi bu. Sadece kendi kendime düşündüklerimdi.
Defalarca görüşmüştük oysa önceden. Defalarca gülümsemişti sohbet esnasında bana gözlerin. Hiç fark etmemişim. Hiç fark ettirmemişsin.
Ama bu akşam, ses tonundaki huzura teslim oldum sana belli etmeden. Neden ilk kez böyle oluyordu bilmem. Düşünmüyorum da çok, kör kütük bir aşk da değil öyle, sadece bir anlık hayaller bunlar belki inceden. Seninle,yanında olacak insanın şansını kıskanıyorum şimdiden. Sükûta değil söze altın değerini katıyordu her kelimen.
Biraz boşvermiş tavrın, her konudaki sabrın ile birleşiyordu. Hayatın sana getirdiği onca acıya rağmen mistik bir havadaydı gülümsemen.
En güzeli de yüreğinin berraklığıyla yüzünün eşleşmesiydi. Bir insan ancak bu kadar iyi niyetli olabilirdi.
Hiç kendini kasmadan, kahvemden içişinle büyüye kapıldım ben. Masada bir tek sen kahve içmiyorsun diye "İçer misin?" dediğim an elimdeki bardağa masum bir çocuk gibi kafanı uzatışın, hayatta hâlâ nefes almaya değer bir şeyler olduğunun ispatıydı.
Senin aklından bunların hiçbirinin geçmediğini biliyorum. Dedim ya, hayranlık dolu bir ruh hâli benimkisi de. Senin bunlardan haberin olmayacak kesinlikle.
Bir daha ne zaman görüşeceğiz kim bilir... Ama hayatın sana bıraktığı ağırlıklara rağmen öyle gülümsüyor olman, şu dünyanın dönmesine sebeptir.


Bu şarkı eşlik etmeli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder