27.09.2015

Ninni

21.yüzyılda 21 sayısının hanımeli kokan tarafındayım. 
Telefonum çaldığı an, heyecanla açtım. Ve bayram etti kulaklarım. Daha önceden herkese söylenen şarkıların sahibi olan bir ses, kendinden emin havasıyla o an sadece beni selamlıyordu. Kalbimin boğazıma dek geldiğini hissetmiştim ki ninniye başladı. 
Vakur tonda, melodilerin büyüleyici havasıyla ninniyi söylerken bana, yıldızlar düştü avuçlarıma. Huzurun ne demek olduğunu hatırladım bir anda. İlk kez birine ninni söylüyor gibi değildi hiç. Müzik denen kavramın güzelliğine şükrettim defalarca. Gözlerimin dolduğunu pek fark ettirmedim. Sevgisizlikten kuruyan gönlümü nemlendirmişti o ses tonu adeta. Her çaresizliğe devadır bu ses ömür boyunca. 
Bir şiir geçti aklımdan telefonu kapatınca, Ümit Yaşar ne güzel diyordu: 
Özledim sesini ne olur konuş 
Bir gül açtır zamanların ötesinden 
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel 
Gök mavisinden, deniz mavisinden 
Bana bir şarkı söyle 
İçimde bir şey kımıldıyor 
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum 
Bir baksana ne haldeyim deli divane 
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum 
Bana bir şarkı söyle 
Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt 
Dökül karanlığıma ışıklar gibi 
Al beni, en uzaklara götür 
Sesin aksın içimde bir pınar gibi 
Bana bir şarkı söyle 
Bütün renkleri kat birbirine 
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan 
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi 
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan 
Bana bir şarkı söyle 
Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin 
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı 
İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel 
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı 
Bana bir şarkı söyle 




Daha ne denir ki böyle bir güzel yüreğe... :) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder