Birinin her hatasında onu yargılayan insanların bu hataların
yapılmasında ne kadar payları olduğunu düşünmelerini isterdim.
Mesela bir anne-baba
düşünmeli en çok bunu. Anne-baba olmak biyolojik anlamda çok kolay. Peki,
sonrası? Bunu kimse düşünmüyor. Herkes toplum baskısı yüzünden ya da yalnız
kalmamak için anne-baba olmayı tercih ediyor. Evet, ikincisi daha kötü. Çünkü
şunu düşünüyor insanlar: “Ben bu dünyada yalnız kalmamalıyım, evladım olursa
bana bakar.” ya da “Ben ölüp gittiğimde
bu dünyada benden bir eser kalsın.” Ne kadar iğrenç bencillikler bunlar! Sen
öldükten sonra, senden eser kalsa ne olur, kalmasa ne olur? İnsanlar bunu
kendilerine itiraf edemeseler de düşünceleri bu yönde. Çünkü insanoğlu, bu
dünyadan hiç gitmeyecekmiş gibi yaşama derdinde.
Sonrası mı? Sonra işte çocuklar, çocuklar… Kimse düşünmüyor
ki “Bu çocuğa gelecek verebilir miyim? Onu, psikolojisini bozmadan yetiştirebilir
miyim? Her davranışımla ona rol-model olabilir miyim?” gibi şeyleri. Baba,
gidiyor sürekli içmeye. Her fırsatta içiyor, sarhoş geliyor eve. Ve çocuğundan
içki içmemesini bekliyor. Ona sürekli bu yönde nasihat ediyor falan… Nasıl da
yapmacık sevgiler bunlar böyle! Anne,
kocasıyla uğraşmaktan bıkmış, kendi hâlinde. Çocuk biliyor ki kimseyle derdini
paylaşamaz. Çünkü kendi yaptıkları hataları görmeyen ebeveynler, çocuk aynı
hatayı bile yapsa ona kızarlar, bağırırlar ve hatta daha fazlası…
Hiç düşünmez anne-babalar çocuklarının yaptıkları hatalarda
kendi davranışlarını. İşte bu düzen böyle devam ettikçe mutsuz çocuklar
dolduracak dünyayı.
Dünyaya bir “evlat” getirmekten ziyade bir “insan”
getirdiğinizi düşünün. Sonra “bir anlık hatalardan” “korunun”.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder