28.12.2012

Brioche


Lâl olan bakışların kamera arkasında
Eskitilmiş hüzünler vardır.
Kimi sarhoş gibi avaz avaz bağırır uzanana dek sabaha,
Kimisi süt dökmüş kedi gibi kalır.
Perdesiz oyunlara aldırmaz insan,
Ölümün güzelliğidir Oscar'a aday olan.
Portakal ağaçlarına adanır mektuplar.
Güllerin dansında kavalyelerdir sardunyalar.
Ağızdan çıkan her ince dilimli ses,
Buzdan gönüllere yaklaşınca asılı kalır havada.
Hayat süblimleşir kahverenginin açık tonunda.
Tüller örtülür duvak niyetine baş(ak)lara.
Yılan iner elmanın dalından aşağıya.
Âdem göz kırpar Havva'ya.
Gökyüzünden kırılıp düş'er dünyaya büyük bir parça.
Mitolojik efsaneler sus pus olurlar.
Saçları peruk gibi duran 70'lik kadın,
Kadehe dökülür gibi çıkar 'Yeşil Çam'ların ardından.
Gramofonun iğnesi, plağın canını çizer ince ince,
Eşlik eder tüm sevenler tanınmış nağmelere hep birlikte:
Pendant que la marée monte
Et que chacun refait seu comptes
J'emmène au creux de mon ombre
Des poussières de toi
Le vent les portera
Tout disparaîtra
Le vent nous portera...     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder