29.12.2012

lll


Metin Kutusu: 38Lityum tabletlerine ara verdiğim zamanlardı. Serseri mayın gibi oradan oraya kendimi atarken ne zaman patlayacağım belli olmazdı. Çenemin vidaları gevşemiş, bir "merhaba" diyene bile hayat  hikâyemi anlatır olmuştum. Kelimeleri yuvarlayış hızım, hayran olunacak derecede yüksekti ve bu durum beni daha da anlaşılmaz kılıyordu. Zaten anlaşılma gibi bir çabam da yoktu. Sen, sevgili Johnny, başkalarının nefesinde özünü bulurken, ben hâlâ senin hayalinle yaşama savaşı veriyor, Azrail'i atlatmaya çalışıyordum. Komik durumdaydım. Ancak Martın 13'ünde hiç olmadığı kadar nihilist kokardı vurgu ve tonlamalarım. Bilirdim ki senin canını sıkan ben değildim. Senin canını sıkan, bir bayanın senden daha 'insan' olmasıydı. Ellerin çamurdan yapılmıştı ve benim mermerimsi soğuğuma katlanamadın. Sana, senden de beteri lâzımdı, bataklık arayışına girip beni bıraktın. Senin yüzünden üzülmüyorum desem yalan söylüyor olurum Johnny, buna bile değmeyecek kadar kirlisin oysa. Sen de bilirsin dünyadaki tek yakışıklı erkek olmadığını. Ve eminim yakın zamanda kendin gibi biriyle el ele dolaşmayı da nasip eder Tanrı sana. O zaman en mutlu insan zannedersin kendini. Ama benim bipolar bozukluklarımda, şizofrenik sapmalarımda en az herkes kadar senin de payın var, bunu unutma.  Şimdi git, o ihanetin dövme gibi yapıştığı kollarda mutluluk oyunları oyna, benim temelini attığım binanın üstüne kaçak katlar koymaya çabala. Sonra... Sonra koy başını omzuma, ağla. Ben artık rahibe modunda, ben sadece senin sevdanda  zırvalamakta! Hadi aforoz et beni, ver endülüjansı elime, ger düşlerimi çarmıha! Acıma!  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder