İşte bunları sunuyor hüznü işleyen saatler
Ve ruhumun en
berrak mevsimine saplanıyor kan kokulu gülüşler
Artık
tanıyamaz kimse cesedimsi bedenimi
Yosun tutmuş kalbimi daha
ne acılar bekler
Açın
kapıları, sonsuzluğun yok artık bir sınırı
Aya,
meleklere, beyaza hasretim
Ne inancım
var artık ne de kefenim
Gece mavisi
renkli düşler verin bana
Anlayamayacağınız kadar
büyük bir gökyüzü yapayım
Kararmış dünyanıza
Yoksa
hapsolacaksınız günahlara
Denizdeki
yakamoz gibi açığa çıkmış nefretim sanki
Kangren olup
hayata küstü çocuksu şenliğim
Gün ışığına özlem
duyan yirmi dört saatlik bir kelebeğim
Ama yine de
ölürken bile o şarkı hep dilimde:
“Tanrı
ödüllendirecek bir gün beni ve kalbini,
Yanımda kal
hep yüzen denizler gibi…”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder