Kadın, 40 yaşında, bej rengi tayyörünü giymiş, dudakları somurtmaktan
aşağıya doğru yer edinmiş, yaşlıca bir görünümdeydi. Adam ise aynı yaşta
olmalarına rağmen, kuru temizlemeciden yeni çıkmış gibi duran şık takım
elbisesi, geriye doğru taranmış briyantinli saçları, şen kahkahası ve parlak
rugan pabuçları ile gençlere taş çıkartacak kadar bakımlıydı. Adam, yastık
kılıfından çok kadın değiştiriyordu. Kadın da sudan çok gözyaşını içiyordu. Bu
yüzdendir ki kadın acılarını, adam da "aşklarını" saymayı bir yana
bırakmışlardı. Ne de olsa şu anda yan yana gelmişler ve Boğaz'dan geçmeye çalışan
garip yunuslara bakakalmışlardı.
Adamın kendisini suçlu hissetmesi için kadının bir tek bakışı bile yeterli oldu. Sonra adam, aslında sadece bir kişiyi sevdiğini, yıllardır unutamadığını falan anlatmaya başladı yalanvarî bir tavırla, her zamanki gibi. Kadın gülümsüyordu. Yolun yarısını artık geçmişken ne adamı suçlayacaktı ne de hâline acıyacaktı. Adamdan cüzdanını açmasını istedi. Cüzdanın içinde her zamanki gibi borç paralar, kredi kartları falan vardı. Sonra kadın, ‘Sen The World Is Mine' şarkısını söylerken, ben 'You Are Mine' şarkısını söylerdim. Sen bunu hiç fark etmemiştin. Anlaşılan hâlâ 'dünya' senin, ancak sen de hâlâ bendesin..." dedi. Adam, başını kadının omzuna yasladı, kadının da başı onunkine doğru eğildi ancak adam, kadının nabzının atmadığını yine geç kaldıktan sonra anladı ...
Adamın kendisini suçlu hissetmesi için kadının bir tek bakışı bile yeterli oldu. Sonra adam, aslında sadece bir kişiyi sevdiğini, yıllardır unutamadığını falan anlatmaya başladı yalanvarî bir tavırla, her zamanki gibi. Kadın gülümsüyordu. Yolun yarısını artık geçmişken ne adamı suçlayacaktı ne de hâline acıyacaktı. Adamdan cüzdanını açmasını istedi. Cüzdanın içinde her zamanki gibi borç paralar, kredi kartları falan vardı. Sonra kadın, ‘Sen The World Is Mine' şarkısını söylerken, ben 'You Are Mine' şarkısını söylerdim. Sen bunu hiç fark etmemiştin. Anlaşılan hâlâ 'dünya' senin, ancak sen de hâlâ bendesin..." dedi. Adam, başını kadının omzuna yasladı, kadının da başı onunkine doğru eğildi ancak adam, kadının nabzının atmadığını yine geç kaldıktan sonra anladı ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder